Dünyanın En Usta Biyokimya Uzmanı: Koni Salyangozu

154

Denizde yaşayan salyangozlar koni biçiminde kabukları ile karadaki hemcinslerinden ayrılırlar. Kabuklarının şekli nedeniyle koni salyangozu olarak isimlendirilen bu canlılar yaklaşık 600 farklı türe sahiptir.(1)

Bu salyangozlar yaşam alanı olarak, tropik, ılık denizlerin kumla kaplı zeminlerini ve mercan kayalıklarını tercih ederler. Koni salyangozlarını ilginç kılan sadece kabuklarının şekli ya da üzerlerindeki mermer desenleri değil bir biyokimya uzmanıymışçasına sergiledikleri hünerlerdir.

600 farklı türü olan koni salyangozları, ılık denizlerin kumla kaplı zeminlerini ve mercan kayalıklarında yaşarlar.

Koni salyangozları vücutlarında birbirinden farklı sofistike kimyasal maddeler üretir ve bunları bir avlanma stratejisi doğrultusunda sırayla kullanırlar.

Deniz salyangozları diğer pek çok su canlısına göre oldukça yavaş hareket ederler. Buna karşın, kendilerine göre oldukça hızlı hareket eden balıkları avlayabilirler. Avustralya’da, Endonezya’da Asya ve Büyük Okyanus’un sıcak sularında yaşayan bazı koni salyangozları çok zehirlidirler ve küçük balıkları, solucanları ve yumuşakçaları avlamak için ustalıkla zehirli zıpkınlar kullanırlar.

Kısıtlı hareket yeteneğine sahip bir canlı olan koni salyangozunun kendisinden çok daha hızlı, çevik ve hareketli olan balıkları nasıl olup da avlayabildikleri, biyologların her zaman ilgisini çekmiş olan bir konudur. Bu sorunun cevabı koni salyangozunun “kimya laboratuvarı”nda gizlidir. Bu salyangoz cinsi özel bezlerinde yüzlerce çeşit zehir, enzim ve diğer kimyasalları sentezler.

Gayles-400-45

 

Avı Etkisiz Hale Getiren Kimyasal Silah İnsülin

Bu kimyasallardan biri “insülin hormonu”dur. Utah Üniversitesi’nden Biyokimya Uzmanı Helena Safavi-Hemami ve ekibi, yaptıkları araştırmalarda koni salyangozlarının avlarını avlamak için olabilecek en iyi özelliklerle donatılmış olarak yaratılmış olduğunu göstermişlerdir. Hemami ve ekibinin yaptığı araştırmada iki farklı tür salyangozun (conus geographus ve conus tulipa) vücutlarında insülin ürettikleri tespit edilmiştir. (2)

Resimde insülin hormonun son derece karmaşık olan kimyasal yapısı canlandırılmış. Resimde Kırmızı: karbonu; yeşil: oksijeni; mavi: azotu; pembe: kükürtü. Mavi/pembe şeritler ise iskeleti simgeliyor.

Peki, insülin hormonu ne işe yarıyor? İşte işin şaşırtıcı ve hayranlık uyandırıcı kısmı burada yatıyor. Koni salyangozu insülini “bayıltıcı” olarak kullanıyor. Bakın nasıl?

İnsülin, kandaki şeker seviyesini normal sınırlarda tutulmasını sağlayan bir hormondur. Bu hormon, kan şekerinin kandan ayrılarak hücre içine girmesini sağlar, kandaki insülin miktarı arttığında kandaki şeker düzeyi azalır.(3)

İnsülin molekülü insanın yaşamı için hayati bir öneme sahiptir. Eksikliği durumunda yeri yapay olarak doldurulmazsa ölüm kaçınılmaz sondur.

İnsülin molekülü insanın yaşamı için hayati bir öneme sahiptir. Eksikliği durumunda yeri yapay olarak doldurulmazsa ölüm kaçınılmaz sondur.

İster bir insan, ister bir inek, isterse bir balık olsun canlıların sağlıklı bir yaşam sürmesi, kandaki insülin miktarının gereken ayarda olmasına bağlıdır. Eğer insülin miktarı gerekenden fazla ya da az olursa canlının hayatı tehlikeye girer. Şimdi konumuza dönecek olursak, bir balığın yaşayabilmesi için kanındaki şeker miktarının belirli limitler içinde olması zorunludur. İnsülinin yetersiz salgılanması ya da gereğinden fazla olması balığın yaşamını tehlikeye atar. Vücudunda üretilen insülin onun için vücudundaki şeker miktarını daima dengeler. Yani balık duruma ve ihtiyaca göre işleyen otomatik bir insülin üretim sistemi ile yaratılmıştır.

İnsülin, koni salyangozunun av sırasında kullandığı en öncelikli silahıdır. Çünkü salyangozun bir balığı yiyebilmesinin ilk şartı onun kaçmasına engel olmaktır. Koni salyangozu da bunu insülini kullanarak başarır.

Koni salyangozu avlamak istediği balığın yakınına bol miktarda insülin bırakır. Balığın solunum sistemi deniz suyunu solungaçlarından dolaşım sistemine almaya dayandığı için su ile birlikte çok miktarda insülin de solunum sistemine girmiş olur.  Vücudundaki insülin miktarı aniden sıçrayan ve şeker seker seviyesi birden düşen balık hipoglisemik şoka girer. Şiddetli halsizlik hissederek, uyuşur ve hareket edemez hale gelir. Bunun ardından salyangoz sakince balığa yaklaşır, ona güçlü bir zehir enjekte ederek öldürür.(4)

AminoasitKoni salyangozunun insülin hormonunu üretmesi ve avlarına karşı silah olarak kullanması başlı başına bir mucizedir. Birincisi insülin oldukça karmaşık bir protein molekülüdür. Salyangozun ürettiği insülin 43 adet aminoasitin birleşimiyle oluşmuştur.(5) Tek bir aminoasit molekülünün bile içinde çok sayıda karbon, hidrojen, oksijen ve azot atomu belirli bir sayıda ve belirli bir düzende bulunur. İnsülinin görevini yerine getirebilmesi kendisini oluşturan atomların çeşitleri, sayıları ve dizilimlerinin yerli yerinde olmasına bağlıdır. Sadece insülin molekülündeki atomların dizilişindeki bir hata bile onu işe yaramaz hale getirebilmektedir. Kaldı ki; pek çok hayvanın vücudunda insülin olmakla beraber her bir tür hayvanın insülini kendine özgüdür.(6)

C-purpurascens_JPBingham_49_GalleryLargeSalyangoz nasıl olur da, başka bir canlıya ait insülin molekülünü üretmeyi başarmaktadır? Bu molekülün üretimi ve kullanım şekline dair bu son derece akıllı planın kaynağı nedir?

Bir salyangozun, kendi başına başka bir canlının metabolizmasında kullanılan insülini üretmesi ve onu bir kimyasal silah olarak kullanması imkânsız bir olaydır. Bir salyangoz bir balığın metabolizma özelliklerini bilmez, o metabolizmaya uygun kimyasal maddeler sentezleyemez, sentezlenen kimyasalı kullanacağı mekanizmayı geliştiremez.

Koni salyangozunun avlanmak için kullandığı sistemin evrimcilerin iddia ettiği aşama aşama ortaya çıkması imkânsızdır. Elbette bu olay, bizlere koni salyangozuna, tüm canlılara ve evrene hâkim olan Allah’ın varlığını ve kudretini göstermektedir.

 

Tesadüfen Oluşması İmkânsız Zehirli Zıpkınlar

Prof. Dr. Toto Olivera

Koni salyangozunun avlanma tekniği sadece insülin kullanmasından ibaret değildir. Salyangozlar suda hızla hareket eden avlarını yakalamak için zehirli zıpkınlar da kullanırlar.

Koni salyangozunun zehirleri farklı tiplerde olup yüksek etki gücüne sahiptirler. O kadar ki, iri salyangozların zehirli zıpkınlarının insanlar için de öldürücü etkisi olduğu biliniyor.(7)

Koni salyangozlarının kullandığı zehirin birçok çeşidi vardır. Biyokimya üzerine çalışmaları ile tanınan Prof. Dr. Toto Olivera yüzlerce farklı türü olan konu salyangozlarının yüzlerce farklı tipte zehir üretebildiğini tespit etmiştir. Olivera bu tespitini şöyle dile getirmektedir:

“Birçok zehirli hayvanın zehirleri karmaşık yapıdadır. Ama hiçbiri koni salyangozununkiyle karşılaştırılamaz. …Bu salyangozun zehrini alırsanız ve de bunun her birinin zehrini aldığınızda yüz faklı zehir bileşeni elde edersiniz ve hiçbiri de birbiriyle örtüşmez. Yedi yüz koni salyangozu türü içinde iki türün bile kimyasal silahı birbiriyle aynı değildir.” (8)

Koni salyangozlarının zehirleri avlarını farklı şekillerde etkiler. Bir grup zehir sinir sistemin bazı kimyasalların yerine ulaşmasına engel olur. Böylece sinir sistemindeki iletim durdurularak av felç edilmiş olur.

images

Bunun için koni salyangozu ya kayalıkların arasına gizlenir ya da kendini deniz dibinde kumların içine gömer kendisini kamufle ettiğinde, bedenindeki bir ince boruyu suyun içinde yavaşça avına doğru yaklaştırır.  Salyangoz öldürücü silahının yer aldığı bu boruyu avına yaklaştırmakta o kadar ustadır ki balık çoğu zaman ne olduğunun farkına bile varmaz. Hatta balık çoğu zaman bu hareketli kılcal boruyu suda hareket eden bir solucan zannederek yemek için ağzına bile almaya çalışır. (9) Koni salyangozu hortumunu avına yeterince yaklaştığında içindeki zıpkını fırlatarak onu öldürür.

Deniz salyangozunun vücudunda her an fırlatılmaya hazır olan 50 kadar zıpkın bulunur. 1,5 mm uzunluğundaki zıpkınların ana maddesi kitindir ve üzerlerinde ava saplanmayı ve tutunmayı kolaylaştıran kanca benzeri özel kıvrımlar bulunur.

ArcherdShellCollection

12010

Olta iğnesindeki 2 çentik bile zıpkının tesadüfen oluşmayacağını göstermeye yeter bir özelliktir.

Zıpkınlar zehir üretimi yapılan bir keseciğe yakın bir yerde bulunur ve kullanıldıkça salyangoz tarafından yeniden üretilirler. Salyangoz avına saldırıya geçmeden önce bir kesecikten basınçla dışarı püskürttüğü zehrin damlacıkları zıpkına yapışır ve ağız işlevi gören emme borusundan hızlı bir şekilde fırlatır. Zıpkınla beraber belirlenen hedefe doğru gönderilir.(10)

Hedefin vurulmasıyla zıpkından bulaşıp yayılan zehir çok kısa bir zamanda etkisini gösterir ve avın sinir sisteminin çökmesine yol açar. Artık hareket yeteneğini kaybetmiş olan av, emme borusu vasıtası ile deniz salyangozu tarafından yutulur.(11)

 

cone snail Conus geographus Conus tulipa

Koni salyangozunun avlanma sistemi; hortum, kılıf, kese, zehir, zıpkın ve yemek borusu gibi birbirini tamamlayan kompleks yapılar dizisi barındırır.

 

Allah’ın Koni Salyangozunun Zehirlerindeki Kusursuz Yaratışı

Koni salyangozları sadece tek tip bir zehir kullanmazlar. Bilim adamları koni salyangozunun birbirinden farklı yüz kadar zehri kullandığını tespit etmişlerdir. Bu zehirler koni salyangozun avları üzerinde birbirinden farklı etkiler göstermektedir. Şimdi bunlardan bazılarının salyangozun avlarını nasıl etkilediğine bir bakalım:

Bloke Edici Zehirler: Sinir sisteminde sinyal iletimi sodyum, potasyum, kalsiyum gibi bazı kimyasalların bir sinir hücresinden sonraki bir sinir hücresine aktarımı ile mümkün olur. Bu aktarımda her kimyasalın hücre üzerinde yerleştiği reseptör adı yerilen özel yerler mevcuttur. İletim bir koridorun üzerindeki kapılar gibi düşünülebilecek bu reseptörler üzerinden yürütülür. Her bir kimyasalın kendine ait kapısı vardır. Zehir bu kapıları kilitleyen anahtarlar gibi davranır. Kapılar kapanınca yani reseptörler bloke edilince sinir sistemindeki iletimde kullanılan kalsiyum, sodyum ve potasyumun nakli de durmuş olur. Sinir sisteminde iletim duran av felç olur. (12)

Ajan Gibi Çalışan Zehirler: Koni salyangozunun bazı zehirlerinin etkisi diğerlerinden daha farklıdır. Onlar kapıları kapatarak iletimi durdurmazlar. Kapılar yine açıktır iletimi gereken kimyasallarla birlikte zehir molekülleri de oradan geçerler. Bu geçiş, avın bazı davranışlarına yol açan kimyasalları taklit ederler. Av zehrin etkisiyle ya uyumaya başlar, ya da olduğu yerde dolanıp durur. Tüm bu davranışlar avın salyangozdan kaçıp kurtulmasına engel olur. Prof. Dr. Olivera zehrin etkisiyle ortaya çıkan bu davranışları yaptığı deneylerde bizzat gözlemlemiştir.(13)

Pıhtılaştırıcı Zehirler: Pıhtılaşma kan kaybına karşı en etkili çözümdür. Canlılarda kandaki pıhtılaşma, birçok kimyasalın ardı ardına birbirini etkilemesi ile ortaya çıkan karmaşık bir süreç sonunda gerçekleşir. Koni salyangozunun ürettiği bir grup zehir bu sürece etki edecek şekilde yaratılmıştır. Bu gruptaki zehirler avının kanını pıhtılaştırarak ölümüne neden olur.(14)

Örnek Alınacak Kadar Başarılı Zehirler: Koni salyangozunun zehirlerinin hızlı ve kesin etkili olması, bilim adamlarının dikkatini çekmiş ve acıyı hissetmemize de yol açan mekanizmayı, zehri kullanarak durdurabileceklerini düşünmüşlerdir. Neticede koni salyangozunun zehrinden faydalanılarak, en etkili morfinden 100 kat daha etkili bir ağrı kesici üretilmiştir. Üstelik yani üretilen ağrı kesicinin hiçbir yan etkisi olmadığı gibi hastada bağımlılık da oluşturmamaktadır.(15)

Ağrı kesici

 

Koni Salyangozu Bir Yaratılış Delilidir

Salyangozda insanların örnek alacağı kadar kompleks kimyasalların olması, bugün evrim teorisini savunan bilim adamları için de çok büyük bir çelişkidir. Çünkü evrim basamağının en gelişmiş canlısı olarak kabul ettikleri insanın sözde kendinden güya çok daha ilkel o bir canlı olan koni salyangozunu canlıları taklit etmeye çalışması, ondan ilham alması evrimciler açısından kabul edilemez bir durumdur.

şema

(1) Hortum: Hortum koni salyangoz avlanması için yaratılmış araçlardan biridir, salyangozun boyunun iki katı kadar uzayabilir. (2) Sifon: İşlevi bir buruna benzeyen bu organ solunum için kullanılır. Salyangoz bu organıyla sudaki hareketleri algılaması sayesinde avının her hareketini de takip edebilir. (3) Gözler: Koni salyangozunun ağzının iki yanında bir çift gözü vardır. (4) Ağız: Koni salyangozun oldukça büyük ve genişleyebilen bir ağzı vardır. Salyangoz ağzını avını yutana kadar dışarı doğru uzatabilir. Hortumun genişlemesi ve eski haline dönmesi kas grubu sayesinde sağlanır. (5) Ayak: Uzun bir kastan oluşur, salyangozun gövdesini taşımak için genişleyen bir yüzeye sahiptir.

Koni salyangozundaki zehirler Evrim Teorisi’ni savunanlara göre bir sizi tesadüfün eseridir. Oysa bu zehirler tesadüfler sonucu kademe kademe oluşamayacak kadar üstün özelliklere sahiptir. Öncelikle oldukça etkilidirler. İkincisi, bedeninde çok hızlı bir biçimde üretilmektedirler. Üçüncüsü, bir hedefe yönelik olarak yapılandırılmışlardır. Dördüncüsü, zehir, avın vücuduna girdiğinde bozulmaya uğramamakta, burada yapısını korumaktadır. Beşincisi zehir tam olarak üretilmiş olsa bile onu ava nakledecek başarılı bir sistem ile birlikte var olması şarttır.

Eğer bu özelliklerden bir eksik olsaydı salyangozun zehirden istifade etmesi imkânsız olurdu. Sözgelimi zehrin sentezlenmesi uzun bir zamana yayılsaydı, salyangozun beslenmesi sekteye uğrayacak ve açlıktan ölecekti. Veya zehir canlının vücuduna girdiğinde kimyasal yapısı değişime uğrasaydı, yine hiçbir işe yaramazdı.

sn-conesnail

Koni salyangozunun sahip olduğu insülin, zehirler ve kullandığı zıpkın sistemi kapsamlı bir bilginin ve çok üstün bir aklın eseridirler. Tüm bu bilgileri var oldukları ilk günden itibaren koni salyangozlarına veren, onları tüm hayret verici özellikleriyle yaratan, şüphesiz Âlemlerin Rabbi olan Allah’tan başkası değildir.

“… Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona ‘ol’ der, o da hemen oluverir.” (Al-i İmran Suresi, 47)